Filistin, Seni Nasıl Unutabilirim Ki?

Filistin, Seni Nasıl Unutabilirim Ki? (Palestina, Bagaimana Aku Bisa Melupakanmu?)

Yazar: Tevfik Ismail, Endonezya ünlü şairlerinden biridir. Manifesto Kebudayaan (Kültürel Manifestosu) kurucu üyesi. Endonezya Dilinde şiiri okumak için lütfen buraya gidin: https://apandin.wordpress.com/2012/11/22/palestina-bagaimana-bisa-aku-melupakanmu/

Hadza Min Fadhli R. tarafından Endonezya dilinden çevirilmiştir.


 

Buldozer, gürül gürül seslerle

Evlerini yıkarken,

Sanki yatak odam da,

Yıkılmış oldu,

Kumlar ve pamparça tuğlalar

Bahçeme dokülmüş,

O dökülen kumlar ve pamparça tuğlalar,

Hepsini kan gibi, kıpkırmızı rengiyle boyanmış..

Senin koskoca mandalina ve elma bahçelerin,

Mendil gibi katlanıp kırılıp,

Sonra Tel Aviv’deki Gıda ve Tarım Bakanlığına,

Bir dosya olarak kaydederken,

Sanki benim hindistan cevizi ve mango ağaçlarla dolu bahçelerim de,

Seninki gibi yağmalanmış…

İlk kiblemiz,

Hepimizin secde ettiğimiz yerinde,

O askerin botlarla,

Yeraltı sürüngen gibi,

Basıp taciz ederken,

Sanki 40 yıl önceki çocukluğumda Kuran okuma oğrendiğim yerinde,

Yani mescidimin zemini de,

çökülmüş,

Zeminin altında,

Eskiden masmavi dağ sularla dolu balık havuzu varmış,

Şimdi o havuz,

Benim gözyaşıyla doldurulmuş..

Filistin, seni nasıl unutabilirim ki??

On yaşlarında sayılan Gazze’deki çocukları,

Tanklara karşı taşlar atıp

Sonra o küçücük elleri kırılırken,

Biz nasıl ağlayıp bağıramayız ki?

Sanki,

Bizim Endonezyalı çocuklarımız da

O zülümleri görup acısını da hissetmiş..

Ancak bir zaman,

O kırılan kücücük elleri,

Uzun bir zincir gibi bağlayıp uzanacak,

Bu zincir, zalimlerin boyunu büküp,

Cehnnemin dibine kadar sürükleyecek!

Cakarta Kültür Merkezinde okunan

Fedva Tuqan’nın

Harun Haşim Reşit’in

Cebra İbrahim Cebra’nın

Nizar Qabbani’nin

ve diğer Filistin şairlerinin şiirleri

dinlerken,

Sanki kalbimiz,

iki kat daha hızlı vurmuş,

sonra senin hissetiğin acısıyla bıçaklanmış,

kalbimizden dökülen kanları da,

üstümüze akıp damlayıp

Hüsn-ü Hat gibi şekil verilmiş

“Allahu Ekber!”

ve

“Filistin’e Özgürlük!”

diye yazılır…

Haftalık 1000 ton yalanlar üreten

o isimsiz fabrikası,

O yalanları elektronik ve basın medyalara yayılıp,

Mültecilerin kampları yırtıp,

Dünyadaki saygıdeğer uluslararası meclislerin

Bildirgesini ihanet edip,

Şabra ve Şatila kamplarında masumleri katledip,

Yasser Arafat ve ülkenin diğer kahramanları gözlenirken,

Ben de,

Alemlerin tüm hatiplerine ve

Cuma imamlarına sesleneceğim:

Hadi beraberce,

Küvvetle,

Tüm hapsedilen, zülme gören, vurulan mücahitlere

ve Filistin direnişe mücadele eden kimselere,

Dua edelim!

Sonra bağırarak

Dünya’ya seslenelim ki:

“La kuvvete illa biLlah!!”

FİLİSTİN,

SENI NASIL UNUTABİLİRİM Kİ?

Benim memleketim seninkinden bin kilometrece uzak olsa da,

Ancak,

O huzurlu Mescid-i Aksa’nın ezan sesleri,

Sanki kendi kulaklarımla da

Duyulabilir..


 

Not akhir: Diterjemahkan di tengah kondisi hati yang tidak tentu dan bosan dengan tugas – tugas yang belum selesai menjelang deadline tanggal satu nanti, dan alhamdulillah.. menerjemahkan ini terbukti menenangkan hati..

dan terimakasih Pak Taufik Ismail untuk puisi anda yang luar biasa, saya ingin teman-teman Turki juga tahu puisi anda (meskipun saya tidak sepakat dengan pemikiran anda yang fobik dengan komunis..)

Türk arkadaşlarıma, Türk okurlara, bu şiirde bir yanlışım varsa lütfen düzeltin, çevirdiğim şiir belki kötü olur.. Ben bir şair değilim, bir edebiyatçı değilim, bir edebiyat öğrencisi bile değilim, ama Türk ve Dünya edebiyati çok severim ve duygularımla çevirdim bu güzel şiiri….

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tinggalkan Balasan

Isikan data di bawah atau klik salah satu ikon untuk log in:

Logo WordPress.com

You are commenting using your WordPress.com account. Logout / Ubah )

Gambar Twitter

You are commenting using your Twitter account. Logout / Ubah )

Foto Facebook

You are commenting using your Facebook account. Logout / Ubah )

Foto Google+

You are commenting using your Google+ account. Logout / Ubah )

Connecting to %s